İslâm Sanatı Kavramı Üzerine
29 6
DOI:
https://doi.org/10.47526/3007-8598.6253Anahtar Kelimeler:
İslâm sanatı- tevhid- arabesk- geometrik bezeme- hat sanatı- minyatürÖzet
Bu makalede, Batı sanat tarihi kadar İslâm ülkelerinin akademik çevrelerinde de tartışmalı olan “İslâm sanatı” kavramının tanımı ve sınırları ele alınmaktadır. Yazarlar, İslâm sanatını sadece “arabesk”e indirgeme veya tarihî katmanların toplamı olarak görme eğiliminin yöntemsel sorunlarını ortaya koymaktadır. İslâm sanatı, vahyin süzgecinden geçerek tevhid düşüncesi etrafında şekillenen bir değerler sistemi olarak oluşmakta ve farklı coğrafyalarda çeşitli biçimlerde tezahür etmektedir. Çalışmada günümüz entelektüel ve sosyo-kültürel koşullarına dikkat çekilmekte; “İslâm” ve “sanat” kavramlarının yan yana gelişinin çoğu kez dayatılmış çağrışımlarla gölgelenmesinin Müslüman toplumların öz-algısını etkilediği vurgulanmaktadır. İnsanlık tarihinin yazımı ile yaratıcılığın maddî tanıklıkları arasındaki ilişki incelenmekte; insanın hayatını sürdürme ve ibadet amacıyla üretmeye başladığı andan itibaren erken dönemlerin somut biçimde tasvir edilebileceği belirtilmekte ve arkeoloji ile sanat tarihi disiplinlerinin önemi öne çıkarılmaktadır. Makalede tasvir ve plastik sanatlar, putperestlik ile sanatsal pratikler arasındaki ayrım, ayrıca İslâm geleneğinin sanatsal dilinde soyutlama, ölçü, ritim ve ahengin yeri tartışılmaktadır. Hat sanatı, vahiy kelâmına hizmet etmesi ve İslâm estetiğinin özgün kodunu taşıması bakımından “ruhânî bir hendese” olarak seçkin konumuyla öne çıkarılmaktadır. Son olarak, Kur’ân’daki “Nur” tasvirleri bağlamında İslâmî estetik deneyimin iç anlamını derinlemesine kavramaya imkân veren bir perspektif sunulmaktadır.



