İslam Felsefesinde İnsan Varlığı ve Manevi Kemâl Meselesi
56 20
DOI:
https://doi.org/10.47526/3007-8598.6547Anahtar Kelimeler:
islam felsefesi, insan varlığı, akıl ve iman, irade özgürlüğü, dindarlık, manevi kemâl.Özet
Makalede İslam felsefesinde insan varlığı, bilgi, ahlaki sorumluluk ve manevi kemâl meseleleri birbiriyle ilişkili biçimde ele alınmaktadır. Araştırmanın amacı, insanın Yaratıcı ve âlemle ilişkisini açıklayan temel felsefi yaklaşımları sistematik bir şekilde ortaya koymak ve bunların bireyin ahlaki oluşumuyla ilişkisini belirlemektir. Çalışmada tarihsel-felsefi, karşılaştırmalı ve kavramsal analiz yöntemlerinden yararlanılmıştır. Kindî, Fârâbî, İbn Sînâ, Gazzâlî ve İbn Arabî’nin düşünceleri temelinde yaratılış, akıl ile iman arasındaki ilişki, irade ve kader, dindarlık ve insan-ı kâmil kavramları incelenmektedir. Araştırmanın sonuçları, İslam düşünce geleneğinde insanın yaratılmış bir varlık olarak kabul edilmesinin onun bilişsel yetilerini ve ahlaki sorumluluğunu ortadan kaldırmadığını ya da sınırlandırmadığını göstermektedir. Dinî ve ahlaki ilkeler, inanç esaslarını insanın günlük davranışları ve toplumsal ilişkileriyle ilişkilendirirken manevi kemâl, kişinin kendini eğitmesi, ahlaki yönden gelişmesi ve erdemli davranışlara yönelmesi süreci olarak ele alınmaktadır. Bununla birlikte felsefi, kelâmî ve tasavvufi yorumlar arasındaki farklılıklar dikkate alınmakta ve bunları tek bir bütüncül yaklaşıma indirgeme girişiminin metodolojik sınırlılıkları ortaya konulmaktadır. Kazak dünya görüşündeki iman ve kemâl anlayışları ise söz konusu meselenin kültürel ve manevi devamlılığı bağlamında değerlendirilmektedir. Çalışma, insan varlığının ontolojik, epistemolojik ve etik boyutlarının karşılıklı ilişkisi çerçevesinde incelenmesinin bilimsel önemini ortaya koymaktadır.